18.03.2021
Doğal ve Kültürel Değerlerimizi Koruyarak, Sürdürülebilir Kullanımını Sağlamalı ve Gelecek Nesillere Miras Bırakılmalı…

Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Mustafa Arslan; bazalt sütunlar ile ilgili A.A ve İHA muhabirlerine röpörtaj verdi. Dr. Mustafa Arslan röpörtajında;

Bazalt, granit ve andezit gibi volkanik kayaçlardan biridir. Çevremizde rastladığımız bazalt kayaçları şekilsiz, büyük kütleler halinde bulunabildiği gibi burada bazalt sütunları halinde de görebilmekteyiz. Bu sütunlar yer kabuğunun çatlaklarından sızan mağma topoğrafik yapıya uygun yerlerde birikerek lav gölleri oluşturmaktadır. Lav göllerinde biriken mağma yüzeye çıkınca 800 ˚C gibi yüksek sıcaklıkta olabilmektedir. Soğuma olayı öncelikle yüzeyde olmakta ve yüzeyden derinlere doğru gerçekleşmekte ve bu süreç bir asır gibi zaman diliminde yavaş yavaş gerçekleşmektedir. Bu soğuma ile birlikte lav akıntılarında hacimsel olarak daralmalar ve büzülmeler olmaktadır. Öncelikle lav yüzeyinde gerçekleşen bu daralmalar nedeni ile altıgen (hegsagonel) tipte çatlaklar oluşmakta (şekil olarak bal peteği gibi) ve bu derinlere doğru uzanmaktadır. Bu şekilde bazalt sütunları oluşmaktadır. Soğuma ne kadar yavaş gerçekleşirse sütun kalınlıkları o kadar fazla ve düzgün olmaktadır. Lavın üzerlerinin akarsu ile kaplanması, suların çatlaklardan lav içine akması nedeni ile hızlı soğumalar gerçekleşebilmekte böyle yerlerde sütunlar düzensiz, kıvrımlı ve daha dar gelişebilmektedir. Ancak her soğumada bazalt sütunları oluşmamaktadır, uygun sıcaklık ve basınç gereklidir. Bunun için bazalt sütunlarına çok sık rastlanmamaktadır. Bu nedenle bu gibi alanların korunması gerekmektedir. Bu tipteki alanlar jeosit olarak değerlendirilmektedir. 

Jeositler yeryüzünde nadir rastlanan, belli bir süreci, olayı, zamanı temsil eden jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar olup, yerkabuğunun geçmişi hakkında delil oluşturmaktadırlar. Bu nedenle ulusal önemi olduğu kadar bilim dünyasına kazandıracağı önemli bilgiler nedeni ile uluslararası olarak ta öneme sahiptirler. Bu gibi alanlar uygun düzenlemeler ile ziyarete açılarak, ekoturizme, jeoturizme kazandırılmalıdır. Bulunduğu yerlerde yerel halkın ekonomik olarak gelişimine katkısı sağlanmalıdır. Bunun için bir jeopark mantığı ile yönetilmeli, kamu kuruluşu, belediye, STK, üniversite iş birliği ile bu gibi alanların akılcı yönetimi sağlanmalıdır. Böylece alanların sürdürülebilir kullanımı çok yönlü olarak sağlanacaktır. 

Bununla ilgili olarak ulusal basında paylaşılan haberlere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

https://www.haberturk.com/bolu-da-lav-golunun-sogumasiyla-olusan-bazalt-sutunlar-tespit-edildi-3003115

https://www.trthaber.com/haber/yasam/boluda-lav-golunun-sogumasiyla-olusan-bazalt-sutunlar-bulundu-563911.html

https://www.aa.com.tr/en/turkey/hundreds-of-basalt-columns-found-in-northwestern-turkey/2174296

https://www.haber7.com/foto-galeri/67655-kentin-kaderini-degistirecek-kesif-milyonlarca-yil-oncesine-ait

https://www.hurriyet.com.tr/video/boluda-lav-golunun-sogumasiyla-olusan-bazalt-sutunlar-tespit-edildi-41761511


Yazdır